Onclinical.Net » Jinekoloji

Jinekoloji

Hayat güzeldir, kadın olmak ayrıcalıktır…
                                                              

Düzenli olarak her altı ayda bir kadın- doğum muayenesini olunuz
ve

bedeninize saygı duyunuz!

 

JİNEKOLOJİK MUAYENE

PELVİS DEĞERLENDİRMESİ

Sorgulama sonrası doktor pelvik muayeneye geçer. Pelvik muayene mesane boÅŸken yapılır. Siz jinekolojik muayene masasına yatarsınız ve muayene masasının özelliÄŸine göre bacaklarınızı ya da ayak tabanlarınızı masanın özel yerlerine yerleÅŸtirmeniz istenir. Hastanın bu ÅŸekilde durmasına tıp dilinde “litotomi pozisyonu” adı verilir. 

Kadın olmak özeldir, bunun gururunu taşıyın ve yaşayın. Kadın olmaktan ve kadınlık organlarınızdan utanmayınız!

Muayenenin ağrısız olabilmesi ve genital sistem hakkında üst düzeyde bilgi edinilebilmesi için karnınızı gevşetmiş ve belinizi masaya tümüyle yaslamış olmanız gerekir. Bunun için gerekirse doktorunuz bir süre bekler. Bu gevşeme gerçekleştiğinde muayene tamamen ağrısız olacaktır.

Pelvik muayene ÅŸu ÅŸekilde seyreder
Doktorunuz ilk önce karnınızın alt kısmına bakarak burada olan ameliyat izlerini not eder. Daha sonra her iki elini kasık bölgelerine yerleştirerek burada lenf bezi büyümesi olup olmadığını araştırır. Dış genital sistemi (vulva) gözle inceler ve varsa patolojileri saptar. Daha sonra dış dudakları her iki elle aralayarak yukarıdan aşağı klitoris, uretra girişi, kızlık zarı ve artıklarının da var olan patolojileri ve varsa doğum esnasında oluşan hasarları not eder.

VİRGO ( Bakire)  muayenesi

Bakire olan bir kadın jinekolojik muayeneye daha da çekinerek gelir. Hatta bazı kadınlar önceden doktoru ya direkt arayarak, ya da doktora muayene olmuş kişilerden bilgi toplayarak bu doktorun muayene yerine ultrasonografiyle değerlendirme yapıp yapmadığını araştırırlar.

Unutmayın: Ultrasonografi bir görüntüleme yöntemidir ve asla elle muayenenin yerini tam olarak tutamaz. Elle muayenede muayene edilen bölgenin ağrıya duyarlı olup olmadığı, kitle varlığı durumunda kitlenin kıvamı ve diğer bazı nitelikleri ultrasonografi incelemesiyle anlaşılamaz.

Bakire bir kadının muayenesinde spekulum muayenesine kadarki aşamalar aynıdır. Spekulum muayenesi aşaması atlanır. Rektal (makattan) çift elle muayene amacıyla sağ işaret parmağı vazelinle kayganlaştırıldıktan sonra rektuma yerleştirilir ve sol el de karın alt kısmına yerleştirilir. Vajinal muayenedeki bilgilerin tümü bu muayenede elde edilir. Bu muayene hafif rahatsızlık verici olmasına karşın çok önemli bilgiler vermesi nedeniyle yapılmasında fayda vardır.

SMEAR TESTİ

Rahim ağzı kanserinin ve kanserde erken teşhiste kullanılan bir tıbbi inceleme yöntemidir. Test  jinekolojik muayene sırasında rahim ağzı bölgesinden fırça yardımıyla- sürüntü şeklinde - salgı alma olayıdır.Dokuya zarar vermeyen, acı uyandırmayan  basit ve kısa süreli bir işlemdir.

Kanamalı iken jinekolojik muayene yapılabilir mi?

Gerekiyorsa yapılabilir. Özellikle anormal kanama durumlarında kanamanın nedenini ortaya çıkarmak için jinekolojik muayene ve vajinal ultrason rahatlıkla yapılabilir. Ancak, rutin jinekolojik muayenin adet dışı bir dönemde yapılması tercih edilir. Bu durumda, enfeksiyon bulguları ve akıntı daha iyi değerlendirilir. Smear almak için de adet dışı zamanlar tercih edilir.

Jinekolojik muayene yerine sadece ultrason yapılsa olur mu?

Ultrason gerçekten de bizim için çok önemli bir tanı aracıdır. Ancak, jinekolojik muayene ve ultrason birbirini destekleyici yöntemlerdir ve bizim doğru tanı koyma şansımızı artırır. Vulva, vajen ve servikste çıplak gözle görülebilecek lezyonların ve enfeksiyonların ultrasonla saptanması ve değerlendirilmesi mümkün değildir. Ayrıca, ultrason ile saptanan örneğin bir kitlenin mobil (hareket ettirilebilir) veya fikse (hareket ettirilemez) olması, hassas ve ağrılı olup olmaması, kitlenin kıvamı bizim tanımızı kesinleştirebilir ve doğru tedavi olanağı sunar.

VAJİNİSMUS NEDİR?

Vajinismus (veya Vaginismus) son yıllarda       artık kesin olarak tedavi edilebilmektedir…  Kadında cinsel iliÅŸkinin olduÄŸu anatomik bölgeye ” vajen (vajina)” adı verilmektedir.

Vajinismus ise; cinsel birleÅŸme sırasında kadının vajen kaslarını (özellikle de “Pubococcygeus (PC) kaslarını”) , istemsiz bir ÅŸekilde kasması sonucunda cinsel birleÅŸmenin olmaması veya çok zor olması durumudur.
Vajinismus hastalarında, kasılmaların sadece vajinal girişte değil, aynı anda vücudun başka bölgelerindeki kaslarda (karın, bel, sırt, bacak gibi) da görülmesi sonucunda vücutta yaygın olarak kas ağrıları görülebilmektedir.

Bu kasılmaların özelliÄŸi tamamen kadının kontrolünün dışında olmasıdır.  Vajinanın giriÅŸindeki kaslar yanı sıra tüm vücutta bu kasılmalar; endiÅŸe, korku ve adeta bir “panik atak benzeri bir durum” yaratır. Sonunda kadın iliÅŸkiyi reddederek bacaklarını sıkıca kapatır ve eÅŸini iter. 

Cinsel birleşme neden mümkün olmuyor?

Cinsel iliÅŸki; çok sayıda koÅŸullu tepkiyi içeren bir aktivitedir.  EÅŸinizle her ÅŸeyin çok iyi bir uyum içinde olduÄŸu durumlarda, vücudunuz otomatik pilota baÄŸlanmış gibi davranabilir ve çok keyifli yaÅŸantılar edinebilirsiniz.  Ancak çiftler ilk beraberliklerinde bu uyum ve doyumu yakalayamayabilirler; çünkü bu uyum öğrenilebilen bir özelliktir.  Sinir ve kas sistemi bu uyumu öğrenecek ve ilgili davranışlarda da kolayca hatırlayacaktır. Vajinismus problemi olan kadınlarda, vücut ve zihin asla cinsel iliÅŸkiye yönelik ortak ve pozitif bir deneyime sahip deÄŸildir. Bu kadınlardaki olumsuz cinsel mesajlar çok çeÅŸitlidir ve bu mesajlar vajen kaslarının (”PC kasının”) istemsiz  refleks bir tepki  gibi kasılması için tetikleyicidir.                                                                                                                               

Vajinusmusun nedenleri nelerdir?
Â
 Vajinusmusun en sık nedenleri psikolojik kaygılardır.
Genellikle vajinismusa neden olarak geçmişte yaşanmış kötü cinsel tecrübe ya da bilinç altına kazınmış gereksiz korkular vardır.
Psikolojik nedenler arasında çocukluktan kalma korkular, aşırı katı bir toplum düzeni içinde yaşama, katı ahlak kuralları ve tabular, suçluluk, ayıp, günah gibi kavramların bilinç altına yerleşmesi, cinsellik ve ilk cinsel deneyim konusunda yerleşmiş yanlış bilgi ve ön yargılar, bilinç altında penisin vücuda girişine karşı bir korkunun olması gibi psikolojik nedenler vardır.

Vajinismus gebeliÄŸe engel midir?

Vajinismus yalnızca cinsel birleÅŸmeye engeldir. Vajen aÄŸzına dökülen spermlerin yüzme kabiliyeti sonucunda gebelik oluÅŸabilir. Ancak bu durumda gebelik ÅŸansı normale göre oldukça azdır.                                                                                                                                                                                                                                                                             Â
Vajinismus türleri nelerdir?

Primer Vajinismus:  Bir kez bile olsun cinsel ilişkinin gerçekleşememesidir.
Sekonder Vajinismus:  Önceden sağlıklı şekilde ilişki mümkün iken yaşanmış bir cinsel veya genital travma sonrası (olaylı bir doğum, düşük, kürtaj, hoyratça yapılan bir jinekolojik muayene, taciz veya tecavüze maruz kalma gibi) gelişen vajinismus durumudur.
Â
Aparoni:  Bir takım fiziksel nedenlerden dolayı, bireyin cinsel ilişkiye girememesidir. Vajinismus da bir tür aparonidır.

Disparoni:  Cinsel iliÅŸki sırasında “aÄŸrı hissetmek”dir.  Bazen sekonder vajinismusun altında yatan neden de bu olabilmektedir.  Ancak eger aÄŸrılı cinsel iliÅŸkiniz varsa her zaman neden vajinismus olmayabilir.

Vulvar Vestibulitis Sendrom: Kızlık zarının alt kısmında aşırı derece duyarlılık oluşu sonucunda vajinismus, disparoni ve anorgazmi (orgazm olamama) gibi şikayetlerin ortaya çıkması ile ilgili bir sendromdur. Kesin teşhis hastanın ifadesindeki ilişkinin ağrılı oluşu veya hiç olmaması sonrasında, yapılan bir jinekolojik muayenede bu bölgenin dokunmakla hassaslığı ve kızarık oluşu ile kolaylıkla konulabilmektedir. Kesin nedeni henüz bilinmemektedir. Tedavide ise basit bir cerrahi operasyon ile bu bölgenin çıkarılması problemi tamamen ortadan kaldırabilir.  

Ultrasonografi

Gebelik takiplerinin olmazsa olmaz öğesi ultrasonografidir. Gebeliğin ilk 13 haftasına kadar vajinal ultrason, daha sonraki dönemlerinde ise abdominal (karından) ultrason incelemesi yapılır. Ultrason; gebeliğin başından sonuna kadar annenin ve bebeğin sağlık durumunu bize bildirir. Açıklayacak olursak; gebeliğin normal olup olmadığı, gebelik yaşının son adet tarihi ile uyumlu olup olmadığı, bebeğin gelişiminde ve organlarında sorun olup olmadığı gibi konularda son derece yararlı bilgiler verir. Rutin incelemelerde bebeğin baş, karın ve bacak kemiği uzunlukları ile amniyon sıvısı, göbek kordonunun durumu, plasentanın durumu gibi incelemeler yapılır.

20-24. haftalarda ise bebeğin tüm organlarının değerlendirildiği detaylı fetal inceleme yapılır.

4D USG : Uzaysal görünümün (en-uzunluk-derinlik) eş zamanlı olarak monitörde yansıtılmasına olanak sağlayan en son teknolojik ürünlerdir.Yani; anne karnındaki bebeğin 3 boyutlu şekilde renkli fotoğraflandırılmasıdır.

Yukarıda belirtildiği üzere 4D USG cihazıyla çok erken dönemde;
       

  • Cinsiyet
  • Beyin ve omurilikten kaynaklanan hastalıkların (ense kalınlığı ölçümüyle  ‘mongolizm’) 3.ayda teÅŸhisi
  • Extremitelerin(el-ayakların) deÄŸerlendirilmesi
    • eksik parmak
    • yarık damak
    • yarık dudak vb.

Tüm bu özellikleriyle 4D USG, ailelere bebeklerinin sağlık durumundan sonra kime-neye benzediğini merak ettikleri için bebeği birilerine benzetmeye çalışma ve detayları     yorumlama gibi hoş anlar yaşatmaktadır. Bütün bunlar hamilelik sürecindeki heyecanın güzel anılara dönüşmesini sağlamaktadır.

JİNEKOLOJİK ENDOKRONOLOJİ

AMENORE (ADET GÖREMEME)
Tanım
Amenore adet görememe olarak tanımlanmaktadır. Kadınların yaklaşık olarak %2-5′inde bu probleme rastlanmaktadır. Ortaya çıkış ÅŸekline göre 2 farklı grupta incelenir:

  • Primer Amenore: 14 yaşına kadar ikincil seks karakterlerinin (meme büyümesi, koltuk altı ve kasıkta tüylenme) geliÅŸmemesi veya ikincil seks karakterleri geliÅŸmesine raÄŸmen 16 yaşına kadar ilk adetin görülmemesidir.
  • Sekonder Amenore: Daha önce normal, düzenli adet gören kadınlarda 3 siklus ya da daha uzun süreli olarak adet görülememesi olarak tanımlanmaktadır.
Nedenleri

Sekonder amenorenin en sık rastlanılan nedeni “gebelik” tir. Ancak gebe olmayan kadınlarda altta yatan pek çok sebep olabilir. Bu sebepler arasında; medikal  problemler, yaÅŸam stili, emosyonel stres, hormonal düzensizlikler ya da kullanılan bazı ilaçlar bulunmaktadır.
Amenorenin spesifik nedenlerine bakılacak olursa:

  • Aşırı kilo kaybı ve yeme bozuklukları (anoreksiya, blumiya..)
  • Aşırı egzersiz
  • Aşırı kilo alımı ya da morbid obezite
  • Malnütrisyon
  • DoÄŸumsal yapısal anomaliler (uterus, vajen ya da diÄŸer üreme organlarının geliÅŸmemiÅŸ olması)
  • DiÄŸer hastalıklar (kistik fibrozis, Cushing hastalığı, polikistik over sendromu)
  • Tiroid hastalıkları
  • Emosyonel strese baÄŸlı hormonal bozukluklar
  • Hormonal dengeyi deÄŸiÅŸtiren ilaçların kullanımı
  • Kromozomal bozukluklar (Turner sendromu…)
  • Hermafroditizm (çift cinsiyet)
  • Hipofiz tümörleri (prolaktinoma…)

Tanı
Öncelikle ayrıntılı bir sorgulama, fizik muayene ve jinekolojik muayene yapılır. Sonrasında:

  • Gebelik testi
  • Hormonal düzensizliÄŸi saptamak için kan testleri
  • ŞüphelenildiÄŸi taktirde kromozom analizi
  • İdrar testi
  • Beyin tomografisi ya da MR’ı
  • Karın ultrasonografisi
  • Diagnostik (tanısal) laparoskopi

Tedavi
Tedavi tamamen altta yatan nedene yönelik olarak yapılmaktadır.

  • DoÄŸumsal anomalilerin varlığında düzeltici cerrahi yöntemler uygulanabilir.
  • Hipofiz tümörü: İlaç, cerrahi ya da radyoterapi uygulanabilir.
  • Hormonal bozukluklarda doÄŸum kontrol ilaçları baÅŸta olmak üzere hormon tedavileri uygulanabilir.
  • Kilo kaybı, obezite ya da yeme bozukluklarında uygun diyet uygulaması yapılır. Gerekirse psikolojik tedaviye de baÅŸvurulabilir.
  • Altta yatan baÅŸka bir hastalık varsa ( Cushing hastalığı, tiroid problemleri…) bu hastalığın tedavi edilmesi adetlerde düzelmeye de faydalı olacaktır.

POLİKİSTİK OVER SENDROMU (STEIN-LEVENTHAL SENDROMU)

Tanım
Polikistik over hastalığı üreme çağındaki kadınların %3 ile 5′ini etkileyen kronik hormonal bir bozukluktur. Karakteristik özellikleri arasında ÅŸunlar bulunur:

  • Androjen (erkeklik hormonları) seviyelerinde artış
  • İnfertilite
  • Obezite
  • İnsülin direnci
  • Yüz ve vücutta kıllanmada artış
  • Anovulasyon (yumurtlamada bozukluk)

Normalde yumurtalıklarda bulunan foliküllerden 1 ya da birkaçı yumurtlama dönemine yakın zamanda büyümekte, olgunlaÅŸmakta ve yumurtlama meydana gelmektedir. Polikistik over sendromu’nda (PKOS) ise yumurtalıklar içerisinde çok sayıda folikül bulunmakta ancak yumurtlama gerçekleÅŸmemektedir.

Nedenleri
Polikistik over sendromunda altta yatan neden tam olarak bilinmemektedir. Ancak genetik yatkınlığın rol oynadığı düşünülmektedir. Son dönemde yapılan çalışmalar PKOS’nun, insülin direnci ve buna baÄŸlı olarak ortaya çıkan hiperinsülinemi ile iliÅŸkili olduÄŸunu göstermiÅŸtir.  Yüksek insülin seviyeleri, yumurtalıklardan fazla miktarda androjen salınımına, bu da yumurtlamanın bozulmasına neden olmaktadır.

Risk faktörleri

  • Obezite
  • Sedanter yaÅŸam tarzı
  • Ailede PKOS öyküsü
  • BaÅŸlangıç genellikle 15-30 yaÅŸları arasındadır.

Belirtiler

  • Adet düzensizliÄŸi
  • Amenore (adet görememe)
  • İnfertilite
  • Yüz ve vücutta kıllanmada artış
  • Kilo alımı
  • Obezite
  • Akne ve sivilceler
  • Özellikle boyun, kasık ve kol altı bölgelerinin koyu renk alması

PKOS’lu kadınlar ÅŸu hastalıklar açısından risk altındadır:

  • Tip 2 diyabet
  • Hiperlipidemi
  • Endometrial hiperplazi
  • Yüksek tansiyon
  • Kalp hastalığı
  • Metabolik sendrom

Tanı

Öncelikle ayrıntılı bir sorgulama, fizik ve jinekolojik muayene yapılır.

  • Kan testleri
    • Androjen seviyeleri (serbest ve total testosteron, DHEAS, 17 OH progesteron)
    • Prolaktin ve tiroid fonksiyon testleri
    • Açlık kan ÅŸekeri ve açlık insülin seviyeleri
    • Açlık lipid profili
  • Ultrasonografi ile overlerin görüntülenmesi
  • Altta yatabilecek diÄŸer nedenlere yönelik görüntüleme yöntemleri

Tedavi
PKOS varlığında tedavi açısından dikkat edilecek nokta hastanın çocuk sahibi olmayı isteyip istemediğidir. Ayrıca altta yatan insülin direncine yönelik olarak ta tedaviyi planlamak gerekir.

  • Semptomlara yönelik tedavi
  • Diyet ve kilo kaybının saÄŸlanması
  • Egzersiz
  • İnsülin rezistansına yönelik olarak metformin, rosiglitazone gibi antidiyabetik ilaçların kullanımı
  • DoÄŸum kontrol ilaçları
  • Ovulasyon indüksiyonu (hastanın gebelik istemi varsa)
  • Komplikasyonların önlenmesine yönelik tedavi
  • Kıllanmaya yönelik ilaçların uygulanması ve/veya var olan kıllar için laser epilasyon gibi tekniklerin uygulanması


Yorumlar

Yorum yok

Yorum Yapın